bektas

bektas

17 Ocak 2011 Pazartesi

Tuhaf Yazi

Bir yazı yazılmalı.. Öyle bir yazı olmalı ki bu, okuyana ışık versin.. Kelimeler çağlasın, dile gelsin.. Dürüstlüğün, doğruluğun şarkısını söylesin dizeler..
Anlaması kolay olmasın, yok!.. Anlaması herkese nasip olmasa da, anlatması mümkün olsun yüzüne nur vurmuşlara da kalbi karayla mühürlülere de..
Her lisanda söylene gelsin.. Her lisanı tek dile, tek yüreğe indire gelsin..
Hakkı, adaleti, doğruluğu, doğruyu ifade etsin yazı.. Adı ne makale olsun ne deneme.. Ne şiir olsun ne anı.. Kendi halinde, kendi başına bir türü olsun..
Öfkeyse öfke, mutluluksa mutluluk, tutkuysa tutku şüpheyse şüphe, sevgiyse sevgi anlatılsın yazıda..
Öfke ki, ucu bucağı olmayan cinsten.. Almanya'da Hitler'e, Kerbela daki Yezit'e duyulandan, Güneydoğu'da teröristlere hissedilenden..
Mutluluk ki, her gönüle lüks gelecek cinsten.. Bir çocuğu olan annenin hissettiklerinden, hayatını dolu dolu yaşadığını düşünen bir bilgeden bile öte olanından..
Tutku ki, en yasanılası, en ask kokanından.. Ferhat olmayı, Kerem kılmayı bileninden.. Tutku ki en büyülüsü en yücesi vatana duyulanından..
Şüphe içersin yazı... Şüphe ki, en derininden, en kafa karıştıranından.. 1 günde salınan Hizbullah örgüt üyelerine karşılık, içeride 2 yıldır tutulan memleketimin aydınlarına karşılık gelen şüphe boyutunda.. Her geçen gün daha da belirginleşen şeriat devleti olma serüvenimize götüren ayrıntıların kafamızda oluşturduğu şüpheden..
Sevgi anlatsın yazı... Sevgi ki, vatana duyduğumuz, sevgiliye sunduğumuz, aileye verdiğimiz, paylaşıldıkça artan bir matematiğe sahip olanından...
Her duygu coşkulu bir şekilde yazılsın yazıda.. Her şarkı söylensin.. Her ifadeye yer verilsin... Okuyanın yüzünde ışık, aklında ışık, ruhunda ışık oluşsun.. Kelimeler dile gelsin ve artık dildeki mühürler çözülsün...
En kalbi muhabbbetlerimle...
H.Bektaş Önal

8 yorum:

Adsız dedi ki...

Keşke kelimelerin dile gelmesinden daha fazlası yapılabilseydi.Hayatın şarkısı mutlulukla söylenebilseydi.Öfkeye değil de sevgiye,umuda yer verilebilseydi...

Adsız dedi ki...

Sevgi galip gelse öfkelere...insanlar bölünmese,gruplaşmasa savaşmadan korkusuzca birleşerek,öfkelenmeden severek yürüyebilse özgürlüğüne... Kendine dürüstlüğünü kaybetmeden kendini kandırmadan kaçmadan yaşayabilse sevdalarını...Yürekteki ateşler sevginin gücüyle susuzluğunu dindirebilse ,titreyen kalbi ve ruhu sarip sarmalayabilseydi. Tamamen özgürlesmek böyle birsey olurdu herhalde . Kisi bu ezgiyle çağlardı kendi sonsuzluğuna...

Adsız dedi ki...

Zaman zannedilenin aksine kişinin aleyhine işliyor.Unutulur zannedilenler yürekte yara oluyor,yürekteki o sisli şarkı herzamandan coşkun çağlıyor ama girilen yollar hep çıkmaz sokak çıkıyor.İnsan bu çıkmaz sokakta bile çıkar bir yol arıyor....

Adsız dedi ki...

Tutku ki zamanın galip gelemeyeceği türden sevgi ki gittikçe artarak kendi sonsuzluğunda kaybolmuş....Dalından şüphe ettiğin ağacın, gölgesinde soluklanmayacaksın ama her daldan da şüphe etmeyeceksin.Çünkü aşka uçmazsan kanatların neye yarar....

Adsız dedi ki...

keşke yazılanlar kadar dürüst olabilse olanlar...Hayatı kendimize yalan söylemeden doya doya şeffaf bir şekilde yaşayabilsek...Hayatın bize sunduğu maskeleri yazılardaki kadar kolay çıkarabilsek yüzümüzden yaşarken..Kendimizi yok yere boşu boşuna hapsettiğimiz hapishaneden sadece yazarken değil yaşarkende çıkarabilsek...Böyle bir özgürlük böyle bir devrim yaptırabilsek ruhumuza...

Adsız dedi ki...

Yürekler devrim yapsın yarının umuduyla çağıldasın bu yazıdaki satırlar... her güne yeniden yeni hayallerle başlanılsın geçmiş geçmişte kalsın bugün ayrı bir umut olsun....

Adsız dedi ki...

Devrim yaptı yürekler kendi özgürlüğüne...Sevende sevilende hür artık; kanatlandı ayrı yollara müjdeler olsun....

Adsız dedi ki...

Yine ve yeniden... Artarak sonsuzluğa ulaşacak...