bektas

bektas

21 Haziran 2010 Pazartesi

Başlangıçlar ve Bitişler Üzerine

Baslangiclar..
Baslangiclarin kendine has bir tutkusunun oldugunu dusunuyorum. Kendine ait rituelleri, kendisine has bir agirligi vardir belkide.. Mutlu baslangiclari sevdiklerimizle derhal paylasiriz.. Bu bir ritueldir, bir alisilagelmisliktir. Paylasmak isteriz cunku bu coskuyu, bu mutlulugu insanlarin da hissetmesini saglamaya calisiriz.. Cosku, baslangiclarin ozunden geliyor ne de olsa..

Severiz baslamayi.. Adim atmaya dair bir kipirti olusuverir icimizde. Sonunu dusunmeden, icimizde olusan yigit bir hevesle davraniveririrz ve baslariz yeni sayfalara..

Kervan yolda duzulur ne de olsa.. Ayrintilari dusunmeden, sonu nasil olur bilemeden baslariz.. Hem de ne baslamaktir.. Duyuruveririz tum ademogluna.. Dugun olur alem-i cihani cagiririz.. Asker ugurlariz dostlarimiz basar kornaya.. Cocugumuz olur hayirli olsun ziyaretleri.. Yeni ev aliriz, sevdiklerimizin her birine oda oda gezdirirken buluruz her defasinda kendimizi.. Bunlarin hicbirisi de zul gelmez bize.. Mutlu hissederiz kendimizi..

Baslangiclarin kendine ait bir enerjisi vardir. Bu enerjiyi paylasiriz cevremizdekilerle.

Peki ya bitisler?
Ayriliklar, sonlar, olumler?
Hepsinin kasvetli huznu vardir ve biz bu huzunlu sarkiyi soyleriz her hareketimizle..

Evlilikte nisan, nikah, dugun rituelleri; bosanma ayinlerinde bir hakimin karsisinda, bu sefer gulmeyen ama vakur bakislarla cereyan eder. Evimizi satmak zorunda oldugumuzda kimse gelmez.. Olum ve hastalik ziyaretleri kisa olmalidir, genel yargi budur..

Zaten huzunlu bitisler de paylasilmaz cok fazla.. Pek fazla insan bilmez, kulaktan kulaga yayilir aslinda.

Aslinda dusunulmesi gereken bitislerin de baslangiclar kadar dogal oldugudur. Baslangiclar kadar tutkulu olmasa da bitislerin de icinde hayata dair sirlar ve dersler doludur. Olumlere uzulmek bu yuzden yersizdir. Olum hepimizi bekleyen sinsi bir arkadas degil midir? Dikkat edin biz oluye degil, bir daha onu goremeyecek olmamiza, onun bir daha hayatin bol sumbullu guzelliklerini yasayamayacak olmasina uzuluruz. Agidimiz zamansizligadir, nihai sona degil..

Bu yuzdendir sanirim bosaninca uzulmelerimiz.. Sevgi ya da aska degil aliskanliklarimiza, alismisliklarimiza huzunleniriz. 'Acabalar' hep bu noktada sikistirir beynimizi..

Uzun lafin kisasi, bitisler de baslangiclar kadar dogal bir sirkulasyondur; ve en az onun kadar bir ritueli hak eder.

Bu yazinin yazildigi saatlerde esinden bosanan yigit adama son bir siir Usta'dan gelsin:

"Cunku ayriliklar sevdaya dahil..."

Sevgilerle,