Bir yazı yazılmalı..
Öyle bir yazı olmalı ki bu, okuyana ışık versin.. Kelimeler çağlasın, dile gelsin.. Dürüstlüğün, doğruluğun şarkısını söylesin dizeler..
Anlaması kolay olmasın, yok!.. Anlaması herkese nasip olmasa da, anlatması mümkün olsun yüzüne nur vurmuşlara da kalbi karayla mühürlülere de..
Her lisanda söylene gelsin.. Her lisanı tek dile, tek yüreğe indire gelsin..
Hakkı, adaleti, doğruluğu, doğruyu ifade etsin yazı.. Adı ne makale olsun ne deneme.. Ne şiir olsun ne anı.. Kendi halinde, kendi başına bir türü olsun..
Öfkeyse öfke, mutluluksa mutluluk, tutkuysa tutku şüpheyse şüphe, sevgiyse sevgi anlatılsın yazıda..
Öfke ki, ucu bucağı olmayan cinsten.. Almanya'da Hitler'e, Kerbela daki Yezit'e duyulandan, Güneydoğu'da teröristlere hissedilenden..
Mutluluk ki, her gönüle lüks gelecek cinsten.. Bir çocuğu olan annenin hissettiklerinden, hayatını dolu dolu yaşadığını düşünen bir bilgeden bile öte olanından..
Tutku ki, en yasanılası, en ask kokanından.. Ferhat olmayı, Kerem kılmayı bileninden.. Tutku ki en büyülüsü en yücesi vatana duyulanından..
Şüphe içersin yazı... Şüphe ki, en derininden, en kafa karıştıranından.. 1 günde salınan Hizbullah örgüt üyelerine karşılık, içeride 2 yıldır tutulan memleketimin aydınlarına karşılık gelen şüphe boyutunda.. Her geçen gün daha da belirginleşen şeriat devleti olma serüvenimize götüren ayrıntıların kafamızda oluşturduğu şüpheden..
Sevgi anlatsın yazı... Sevgi ki, vatana duyduğumuz, sevgiliye sunduğumuz, aileye verdiğimiz, paylaşıldıkça artan bir matematiğe sahip olanından...
Her duygu coşkulu bir şekilde yazılsın yazıda.. Her şarkı söylensin.. Her ifadeye yer verilsin... Okuyanın yüzünde ışık, aklında ışık, ruhunda ışık oluşsun.. Kelimeler dile gelsin ve artık dildeki mühürler çözülsün...
En kalbi muhabbbetlerimle...
H.Bektaş Önal

