bektas

bektas

8 Ekim 2018 Pazartesi

Zavallı Özgürlük Savaşçıları



İster yaşlılık deyin ister olgunlaşma 2018 yılıyla birlikte yeni bir hobi oluştu bende. Okuduğum kitapları yeniden okuma, izlediğim film ya da tiyatroları yeniden izleme... Her izlediğimde yepyeni bakış açısına sahip olduğumdan kitap sabit kalsa da ben devingenlik gösterebiliyorum. Bugün de sıra Paulo Coelho’nın “Işığın Savaşçısının El Kitabı” na geldi. Çok ünlü yazarın, pek ünlü olmayan kitabını okuyorum yine.

Okudukça fark ediyorum ki çağımız yeni süper kahramanlarını yaratmış bile. Bu yılların en büyük mucizesi de bu süper kahramanlar bizleriz, hepimiziz. 

En büyük savaşımız da özgürlüğümüz üzerine. Yani konu ne olursa olsun, özgürlüğümüz kadar etkilemiyor bizi.

Gandhi ve Mandela gibi özgürlük savaşçısıyız bu yüzyılda. Özgürlük tınısı dünyadaki bütün şarkılardan daha çok büyülüyor bizleri. Artık o kadar özgürüz ki kimseyi sevmiyoruz. Kimseye bağlanmıyoruz. “Sorumluluk” denen o cahil zırvasını da başımızdan def etmiş oluyoruz.

Günümüzün Robin Hood’u biziz artık.. “Seni seviyorum ve her zaman seveceğim” cümlesine karşı sarsılmaz zaferler elde ediyoruz. İç dünyalarımızı betonarme grilik haline getirdik. 

Bir gün güzel konuştuğumuz, içten içe merak edip sohbet ettiğimiz bir kişiye başka bir gün yabancı muamelesi yapıyoruz. Hem de bozarak, haddini bildirerek, pestilini çıkartarak. Özgürlüğün savaşçısı olmamızdan mıdır nedir aşkı, sevgiyi, güzellikleri zayıflık olarak görmeye başladık. Özgürlüklerimiz için savaşıyoruz..

Bir hafta bir arkadaş grubuyla takılır, diğer hafta  komple bu insanlardan uzak durabiliyoruz. Bizi daha özgür kılan bu sistemin birer piyonuyuz artık. Yalnızız. Sevgi adına hiç risk almıyoruz. Gurur, ego, kendini beğenmişlik duygularına o kadar teslim olduk ki içimizdeki küçük çocukları bilinmedik diyarlara gönderdik. İçimizden birer ağır abi fırladı resmen. Ve biz, yani o ağır abiler, yani özgürlük savaşçıları başarılı, sosyal, çevresi sevgi çapından geniş birer birey haline geldik. 

Yalnız, mutsuz, zavallı özgürlük savaşçılarına saygılarımla...

En kalbi duygularımla,

H.Bektaş ÖNAL

Hiç yorum yok: