
Bir 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı daha ulusça kutladık. İzmir’de Cumhuriyet Meydanında büyük coşku ile Cumhuriyetimize bağlılığımızı birkez daha haykırdık. Marşlarla, bayraklarla, Atamız’a ve silah arkadaşlarına duyduğumuz minnetle duygulandık, coştuk..
Atatürk Anıtı’na tüm protokol gelmiş. Ve herkes saygı duruşunda bulunuyor. Gazilerimiz, askerlerimiz, halkımız herkes saygı duruşunda Atatürkümüz ve tüm Cumhuriyet Şehitlerimiz önünde. Buraya kadar her şey normal. Peki sıra dışı olan ve yüreğimi burkan olay ne?
Atatürk heykelimizin arka fonuna bakıyorum. En görkemli yerde:
Tam karşımızda büyük Hilton Oteli (Hilton Hotels Corporation)
Onun yanında Mövenpick Hotel (Mövenpick Hotels & Resorts)
Onların önlerinde Swiss Otel (Swissotel Luxury Hotels)
Tam karşımızda büyük Hilton Oteli (Hilton Hotels Corporation)
Onun yanında Mövenpick Hotel (Mövenpick Hotels & Resorts)
Onların önlerinde Swiss Otel (Swissotel Luxury Hotels)
Ve diğerleri..
Şöyle geniş açıdan baktığınızda Cumhuriyet Meydanı’nda saygı duruşunda bulunduğumuz kavramlar bunlar oluyor. Diğer illerde de durum aynı. Çok yakında Anıtkabir’de de mcdonalds ya da burger king açılabilir ve mozalenin yanında hamburger servisi yapılabilir.
İzmir’e geri dönelim.. Kordonda, şehrin en güzel caddesinde birçok ülkenin konsoloslukları..
Peki ben mi yanlış biliyorum. Biz 1923 yılında ülkemizden emperyalizmi kovmamış mıydık? Ne oldu şimdi? Bunu anlamakta güçlük çekiyorum cidden.
Ve diğer anlayamadıklarıma...
İki devlet tek millet dediğimiz Azerbaycan Bayrağı açılması yasaklanıyor, 1. Dünya savaşı öncesi ve sırasında bize her türlü hainliği yapan bir topluluğu temsil eden, üzerinde Ağrı Dağımızın logosu olan ve uluslar arası anlaşmalarca tanımadığımız bir bayrak karşısında saygı duruşunda bulunuluyor. Daha da vahimi güneydoğuda bölücü terör örgütünün SÖZÜMONA bayrakları her yerde cirit atıyor, bebek katili öcalanın afişleri altında sevinç gösterileri yapılıyor. (iktidarımız da sanki kendi tezgahlamamış gibi tüm bunları sözümona tepki gösteriyor, dostlar alışverişte görsün..)
Ülkemizin demokrasisinden faydalanan ve hepimizin vergileri ile hazineden destek alan, her türlü harcamalarını bize ödettiren DTP liler lütfediyorlar ve “Bayramınız kutlu olsun” diyorlar. Başka bir ülkenin ağzıyla konuşuyorlar. Bayramınız…
talabani ve barzani hükümetin açılımlarını övüyor, obama her yerde “peşkeş politikamıza” aferiiinnn diyor.
Sizi bilmem ama ben bu durumu hiç içime sindiremiyorum.
Umutsuz muyum? Elbette ki hayır..
Umutsuz muyum? Elbette ki hayır..
İstiklal marşımızı her duyduğunda, “Vatan” ile ilgili bir yazı okuduğunda, bir şiir dinlediğinde, her Mustafa Kemal denildiğinde göz pınarlarından akan gözyaşları ve vatan aşkı ile dağlayan yürekler umudumun en büyük güvencesi.
Ancak sadece bunlar yetmiyor. Lütfen İsmet Paşa’nın da dediği “Namuslular da en az namussuzlar kadar güçlü olmalıdır” sözünü hatırlayıp, biraz da vakit ayırıp ülkemiz politikasında söz sahibi olmaya çalışalım. Sadece eleştiren değil taşın altına elini; hatta bedenini koyan bir yapıya bürünelim. Karanlıktan şikayet edeceğimize bir mum yakalım..
Ancak sadece bunlar yetmiyor. Lütfen İsmet Paşa’nın da dediği “Namuslular da en az namussuzlar kadar güçlü olmalıdır” sözünü hatırlayıp, biraz da vakit ayırıp ülkemiz politikasında söz sahibi olmaya çalışalım. Sadece eleştiren değil taşın altına elini; hatta bedenini koyan bir yapıya bürünelim. Karanlıktan şikayet edeceğimize bir mum yakalım..
Son söz her zaman olduğu gibi Önderimiz Mustafa Kemal’de:
“Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır…”
Bursa Nutkunun hepimize yol göstermesi dileğiyle…
Hacı Bektaş Önal
Hacı Bektaş Önal

2 yorum:
Sağcılar bile değişimi kabullendiler de solcular kabullenemedi.Araplar bile, Kabe'nin bile çevresine gökdelen oteller yaptılar. Biz ayıplaya dururken onlar para kazanıyorlar. Ey Türk Gençlği; sen Özgürlük Anıtı'na dürümcü açacak güçte, vizyonda olmazsan;evet onlar Anıt Kabir'e Mc Donald's açacaklardır.
Biz Türk gençleri, önümüzdeki engellere rağmen hedefimize koşmaya, ilkokulda hergün içtiğimiz andın arkasında durmaya devam ediyoruz. Ata'ya verdiğimiz sözün arkasında duruyor, sorunun değil, çözümün parçası olabilmek için kendimizi her daim yenilemeye ve geliştirmeye çalışıyoruz. Her ne kadar KOLTUK sahipleri, vatan babalarının malı gibi davranıyor olsalarda, Vatan da, Bayrak da, Cumhuriyet de bizim. Korumak, yüceltmek en yüce görev; bunun içindir yerine getirilen her ödev.
Yorum Gönder